Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Erbaş, Cuma Hutbesi'ni Ulu Cami'de okudu

BURSA'da tarihi Ulu Camii'nde Cuma Hutbesi'ni okuyan Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, "Çevremize sevgi ve şefkatle davrandığımız ölçüde bizler de huzur ve sağlık içinde...

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Erbaş, Cuma Hutbesi'ni Ulu Cami'de okudu

BURSA'da tarihi Ulu Camii'nde Cuma Hutbesi'ni okuyan Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, "Çevremize sevgi ve şefkatle davrandığımız ölçüde bizler de huzur ve sağlık içinde...

04 Ekim 2019 - 16:19

Gürkan DURAL- Muammer İRTEM/BURSA, (DHA) - BURSA'da tarihi Ulu Camii'nde Cuma Hutbesi'ni okuyan Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, "Çevremize sevgi ve şefkatle davrandığımız ölçüde bizler de huzur ve sağlık içinde yaşayacağız. Aksi halde zarar görecek olan sadece tabiat değil, bizatihi bizler olacağız" dedi.
Prof. Dr. Ali Erbaş, Bursa Ulu Camii'nde Cuma Hutbesi'ni okudu. Cuma namazını kıldıran Prof. Dr. Erbaş, ardından Cuma hutbesini okuyarak, şu ifadeleri kullandı:
''İbretle baktığımızda görürüz ki, küçük bir karıncadan, yörüngesinde akıp giden devasa gezegenlere kadar etrafımızdaki bütün varlıklar Cenâb-ı Hakk'ın eseridir. Rabbimiz, eşsiz gücü ve benzersiz sanatıyla kâinatta bin bir çeşit canlı yaratmıştır. Bunların her biri nimettir ve her nimet emanettir. Hutbeme başlarken okuduğum ayet-i kerimede, bu gerçek şöyle ifade edilmektedir: 'Allah, göklerdeki ve yerdeki her şeyi kendi katından bir nimet olarak sizin hizmetinize vermiştir. Elbette bunda düşünen bir toplum için deliller vardır. Varlığa değer biçen Allah'tır. Cenâb-ı Hak, mahlûkatı anlamsız ve boş yere yaratmamış; 'Biz yeri, göğü ve arasındakileri oyun olsun diye yaratmadık' buyurmuştur. Kâinat, her zerresi ayrı bir anlam taşıyan, dengeli ve muhteşem bir bütündür. Hayat bulduğumuz bu dünyada her bir varlığın ayrı bir gayesi ve değeri vardır. Bir taraftan tonlarca ekmeğin çöpe atıldığı diğer taraftan açlık sebebiyle birçok insanın hayatını kaybettiği acı bir çağı yaşıyoruz. Ne yazıktır ki günümüzde dünyevî hırslarının esiri olan insanoğlu, çevresiyle dostça, adil ve insaflı bir ilişki kuramadı. Bütün canlılara nefes kaynağı olan ormanları yaktı, karnımızı doyurduğumuz toprakları çölleştirdi, suya kandığımız nehirleri kirletti. Medeniyetimizde bir ekmek kırıntısının dahi yere atılması hoş karşılanmazken tonlarca gıdanın çöpe atılmasına daha ne kadar rıza göstereceğiz? Geri dönüşüm imkânı olan atıkları, umursamaz bir tavırla çöp tenekelerine daha ne kadar hapsedeceğiz? Oysa çevremize sevgi ve şefkatle davrandığımız ölçüde bizler de huzur ve sağlık içinde yaşayacağız. Aksi halde zarar görecek olan sadece tabiat değil, bizatihi bizler olacağız. Nitekim Kur'an-ı Kerim'de insanoğlu şöyle uyarılır: 'İnsanların kendi elleriyle yapıp ettikleri yüzünden karada ve denizde düzen bozuldu; böylece Allah, hata ve yanlışlarından vazgeçsinler diye işlediklerinin bir kısmını onlara tattırıyor' Bizler, engin bir merhamet sahibi olan Allah'ın yeryüzündeki halifeleriyiz. Halife olmak, sorumluluğun adıdır; yeryüzünün efendisi değil koruyucusu olmaktır. Halife olmak, yeryüzünü Allah'ın rızasına uygun bir şekilde kullanmaktır. İfsat etmemek, zarar vermemektir. O halde, yaratan ve yöneten Rabbimizin bizlere emaneti olan çevremize karşı duyarlı olalım. Gün gelip emanetin sahibi olan Rabbimize hesap vereceğimizi aklımızdan çıkarmayalım. Yeryüzünün sadece insanların değil bütün canlıların hayat alanı olduğunu bilerek yaşayalım. Hutbemi bitirirken bir hususu hatırlatmak istiyorum. Önümüzdeki Pazar günü sabah namazından sonra Camiler ve Din Görevlileri Haftası münasebetiyle bütün camilerimizde siz kıymetli cemaatimizle beraber fidan dikimi gerçekleştireceğiz. Sizleri ailelerinizle birlikte bu hayırlı faaliyete katılmaya davet ediyoruz."
Camii çıkışında cemaatin yoğun ilgisiyle karşılaşan Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Erbaş, vatandaşların fotoğraf isteklerini geri çevirmedi.

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum