Yüzde 100 milli elektrikli hizmet araçları Bursa'da üretiliyor

BURSA Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Uzay Havacılık Savunma Ur-Ge Projesi kapsamında çalışmalar yapan CDMMobil, 'Tragger' markasıyla 3 segmentte elektrikli hizmet araçlarını, yüzde 85...

Yüzde 100 milli elektrikli hizmet araçları Bursa'da üretiliyor

BURSA Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Uzay Havacılık Savunma Ur-Ge Projesi kapsamında çalışmalar yapan CDMMobil, 'Tragger' markasıyla 3 segmentte elektrikli hizmet araçlarını, yüzde 85...

Yüzde 100 milli elektrikli hizmet araçları Bursa'da üretiliyor
11 Ekim 2019 - 14:26

Cansel ORUÇ/BURSA,(DHA)- BURSA Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Uzay Havacılık Savunma Ur-Ge Projesi kapsamında çalışmalar yapan CDMMobil, 'Tragger' markasıyla 3 segmentte elektrikli hizmet araçlarını, yüzde 85 yerlilik oranıyla Bursa'da üretimeye başladı.
Türkiye'nin katma değerli üretim yolculuğuna katkıda bulunma hedefiyle üniversite yıllarındaki arkadaşlıklarını iş yaşamına taşıyan Ali Serdar Emre ile Saffet Çakmak, bir süre farklı firmalarda çalıştıktan sonra BTSO Uzay Havacılık Savunma Ur-Ge Projesi'nin de katkılarıyla kendi firmalarını kurmaya karar verdi. İTÜ Makine Bölümü mezunu Ali Serdar Emre ile Saffet Çakmak, 1998 yılında şu anda devam eden ortaklığın temelini attı. Bir süre tasarım araçlarının satışı, satış sonrası desteği konusunda çalışmalar yürüten Emre ve Çakmak, daha sonra şirketlerinde tasarım ve mühendislik bölümlerini kurdular. Bu süre içerisinde birçok müşterinin ürün tasarımına destek olan Emre ve Çakmak, zamanla havacılık ve savunma, ardından da makine sektörüne eğildiler.
3 TİP ARAÇTA ELEKTRİKLİ HİZMET ARACI
Emre ve Çakmak, son olarak fren sistemlerinde bir OEM'e motor silindir bloğu tasarladı.İki ortak, çalışmalarını genişleterek  elektrikli araçların geleceğini düşünüp tamamen yüzde 100 elektrikli araçlara doğru yönlendirdiler. Emre ve Çakmak, çalışmaların ardından 'Tragger' isimli aracı üretti. Emre ve Çakmak, bu süreçte aynı zamanda AB Projeleri, EUREKO ve TÜBİTAK projeleri de gerçekleştirdi. Yaptıkları çalışmalar sonucunda 3 segmentte elektrikli hizmet aracı ortaya koyan Emre ve Çakmlak, 'profesyonel serisi' dedikleri iş makinesi tarzında yük taşıyan, fabrika içinde veya fabrikalar arası trafiğe kapalı alanlarda kullanılan ya da büyük depolarda ve ardiyelerde forklift benzeri iş gören araçları ürettiler. İkinci tipte 6 ton çekme kapasitesine sahip, lojistik seride kullanılan araç imalatı gerçekleştiren iki ortak, üçüncü tipte ise hem yük, hem insan taşıyan 2+2, 4+2, 6+2 şeklinde sınıflandırılan transfer serisini piyasaya sundular.
Segmentinde önce Avrupa'nın sonra dünyanın sayılı firmaları arasına girmeyi istediklerini de belirten firmanın kurucu ortağı Ali Serdar Emre, "Çünkü doğru bir teknoloji kullanıyoruz. Uzun yıllardır bizim öğrettiğimiz hatta Avrupa içinde de sayılı olarak başka alanlarda ödüller aldığımız teknoloji kullanımlarımız var. Genç bir ekibiz. Son 25-30 senede ciddi tecrübe kazandık. Bunları birbirine kardığımız zaman tasarım gücümüzü de kullanarak, doğru ürünlerle pazarın ihtiyacına cevap verecek, dinamik bir yapıyı oluşturduğumuza inanıyoruz" diye konuştu. Ürettikleri araçların yüzde 100 milli, yüzde 85 oranından da yerliliğe sahip olduğunu söyleyen Emre, "Taşıt araçları için 10 yıldır elektrik Ar-Ge'si yapıyoruz. Fakat bugün rafa koyduğumuz motorlar henüz bu aracın satış fiyatını belirli seviyede tutacak ucuzlukta değil. Bunun için ölçek ekonomisi yakalanması lazım" dedi.
ŞEHİR İÇİ DAĞITIM ARACINI GELİŞTİRME PROJESİ
Elektrikli araçlarda en önemli komponentlerden birisinin elektrikli motorlar olduğunun altını çizen Emre, "Sabit mıknatıslı elektrik motoru geliştirme konusunda ciddi birimimiz var. İddia ediyoruz, Türkiye'deki en iyi firmalardan bir tanesiyiz. Lityum ION piller tarafında ve batarya yönetim sistemi dediğimiz konuda ciddi birikimimiz var. Bu konuda AB 7'nci çerçeve programında bir projede partner olarak da yer aldık. Aachen Üniversitesi liderliğinde Volkswagen, Fiat ve Michelin ile birlikte 2020 yılının elektrikli şehir içi dağıtım aracını geliştirme projesiydi. Bu projedeki rolümüz lityum İON pil takımını ve BMS Sistemi'ni geliştirmekti. Bu, çok başarılı olunca daha önce görev sorumluluk alanımızda tanımlanmamış, 'Crash Securtiy' işi de bize verildi. Aracın bütün yüksek voltaj katını biz tasarlamış olduk. Bu çalışmalar neticesinde kendi araçlarımızı da lityum İON pille sunabilir durumdayız" açıklamasında bulundu.
OTONOM İÇİN ÇALIŞMALAR SÜRÜYOR
İmal ettikleri araçların otonom olmasına yönelik çalışmalar yaptıklarını da belirten Ali Serdar Emre, "Havalimanına bir araç veriyorsanız, hangi uçağa gideceğini teknoloji olarak yerleştirirseniz o daha fazla mana ifade ediyor. Bu alana yönelik üstünde daha fazla teknoloji, yazılım olan, bulunduğu alana entegre, daha fazla kişiselleştirilebilir olsun çalışmalara ağırlık veriyoruz. Otonom ve ona yönelik çalışmalarda beraberinde geliyor. Bunlar ne zaman talep edilebilir olacak o dönemde hazır olmanız gerekiyor. Onun için bunların Ar-Ge'sine devam ediyoruz" diye konuştu. Bünyelerinde geliştirdikleri teknolojiler arasında sanal ve artırılmış gerçeklik teknolojileri bulunduğunu da ifade eden Emre, gerek araç üretimine, gerekse de aracın satışına ve satış sonrasına yönelik katma değerlerini araştırarak, onlarla ilgili bir dizi çalışma içerisinde olduklarını da sözlerine ekledi.

YORUMLAR

  • 0 Yorum