Bir şeyin çok ilham verici yerlerde başlayıp sonra duygusunun değiştiğini hissettiğiniz oldu mu hiç ?
Sevginin eskimesi diye bir şey var mı? Yoksa bakış açın değiştiğinde sevginin anlamı da mı değişiyor?
Hepimizin sevgi budur dediği sevgi kodları var. Yalansa yalan deyin.
Senin sevgi kodun ne mesela? Sende ne değişince birini sevdiğine karar veriyorsun?
Ya da sonra ne değişince sevmediğine karar veriyorsun?
İnsanın zihni karar vermeye yönelik çalışıyor. Zihnin istediği tek şey var ;
'' Giriş- Gelişme- Sonuç. ''
Daha önceki yazımda zihnin klasörlerinden bahsetmiştim. Duygunu anlamlandırıp bir karara varıyorsun ve o karara uygun bir klasöre yerleştiriyorsun. Ancak şunu merak ediyorum o çok heves ettiğin şeyin peşinde koşarken , hevesinin kaçtığı , duygunun değiştiği, klasörlerin arasında geçiş yapmaya zorlayan ne oluyor seni ?
İclal Aydın'ın bir şiiri var
Ne zaman eskiyor sevgiler ? Ödenen bedellerin acısı geçince mi ? diyerek başlıyor.
Sen o kadar bedeli ödedin mi ?
Kendine o kadar eziyet ettin mi ?
Sevgini bile isteye eskittin mi?
Yoksa bu sevgiyi eskitme değil de bir vazgeçiş miydi?
Ya da ikna olmak mıydı istediğin yere varamayacağına ?
Gerçekten ikna oldun mu ?
Geçinmeye mi gönlün vardı gitmeye mi ?
Yada geçinecek cesareti verecek bir ışık mı bulamıyorsun?
Kendine soru sorup kendini tanımak isteyen insan hep bir adım öndedir.
Sen kendini tanımaya ne kadar gönüllüsün?
En gerçekçi en perdesiz en çıplak halinle kendine bakabilir misin ?
Belki de mesele senin sevgin değildir
Mesele sevgiyi nasıl algıladığında gizlidir.
Sorgulamaktan vazgeçme
Kalbimle kalbine kocaman sarıldım